Geçmişte diyabetli bireylerin oruç tutmalarının uygun olmadığı düşünülmekte ve bu durum hastaların sosyal ve ailevi yaşamlarında olumsuz psikososyal etkilere yol açabilmekteydi. Ancak günümüzde, diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlardaki gelişmeler ve diyabet teknolojilerindeki ilerlemeler, oruca yönelik kısıtlayıcı yaklaşımların yeniden gözden geçirilmesini sağlamıştır.
Oruç tutan diyabetli bireylerde hipoglisemi, dehidratasyon, hiperglisemi ve diyabetik ketoasidoz gibi sağlık sorunlarının görülme riski artabilmektedir. Bu nedenle oruç öncesinde bireysel risk değerlendirmesinin yapılması büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda Uluslararası Diyabet Federasyonu, Diyabet ve Ramazan Uluslararası İttifakı ile iş birliği içinde, çok sayıda risk faktörünü içeren bir risk değerlendirme aracı geliştirmiştir.
Diyabet türü, gebelik varlığı, diyabet süresi, diyabetin tedavi şekli, hipoglisemi sıklığı, HbA1c düzeyi, hiperglisemik acil durum öyküsü, komplikasyon varlığı, bilişsel işlevler, yaş, fiziksel aktivite düzeyi ve oruç süresi gibi faktörler, Ramazan ayında oruç tutmak isteyen diyabetli bireyler için risk hesaplamasında değerlendirilen başlıca unsurlardır.
Oruç tutmak isteyen ve hekim tarafından yapılan risk değerlendirmesi sonrası diyetisyene yönlendirilen diyabetli bireylerde beslenme tedavisinin kişiye özel olarak planlanması büyük önem taşır. Bu yaklaşım yalnızca kan şekeri kontrolünün sağlanmasına değil, aynı zamanda fazla kilolu veya obeziteli bireylerde sağlıklı vücut ağırlığının korunmasına da katkı sağlar.
Diyabetli Bireylere Yönelik Tek Bir Beslenme Modeli Yoktur, Kişiye Özel Planlanmalıdır

